Sabancı Holding’in 16 Ekim tarihinde Kamuoyunu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdiği pay geri alım programının ardından şirket hisseleri BIST-30 endeksinden olumlu yönde ayrıştı. Azami 7 milyar TL fon ayrılan programın hemen akabinde, Sabancı Ailesi fertleri ile holdingin tepe yöneticileri kendi adlarına hisse alımı gerçekleştirerek şirkete olan güvenlerini tescilledi.
SABANCILAR HAREKETE GEÇTİ
19 Ekim tarihi itibarıyla KAP’a yapılan beş ayrı bildirime göre gerçekleşen alımların toplam tutarı yaklaşık 238 milyon TL’ye ulaştı.
Geri alım sürecinde en yüklü hisse alımları Sabancı Ailesi üyeleri tarafından yapıldı. Dilek Sabancı, 85,20–86,30 TL fiyat aralığından toplam 1 milyon 155 bin TL nominal değerli Sabancı Holding payı satın aldı. Bu işlemin toplam büyüklüğü yaklaşık 99 milyon 86 bin TL olarak hesaplandı.
Diğer yandan, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Üyesi Serra Sabancı’nın yatırımcısı olduğu serbest özel fon üzerinden de aynı gün 85,20–86,20 TL fiyat aralığından 1 milyon 155 bin TL nominal değerli hisse alımı yapıldı. Söz konusu işlemin bedeli ise yaklaşık 98 milyon 989 bin TL oldu.
HİSSELERİN GERİ ALIMI BAŞLADI
Şirket hisselerine destek sadece aile üyeleriyle sınırlı kalmadı; holdingin üst düzey yöneticileri de süreçte aktif rol aldı. Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hayri Çulhacı, 85,25–85,85 TL fiyat aralığından 175 bin 650 TL nominal değerli pay alarak 15 milyon 5 bin TL’lik yatırım yaptı.
Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler 85,25–85,95 TL fiyat aralığından 175 bin 650 TL nominal değerli hisse için 15 milyon 40 bin TL tutarında alım gerçekleştirdi. Holding CFO’su Mustafa Aydın ise pay başına 85,30–85,80 TL fiyat aralığından 115 bin TL nominal değerli hisse alarak sürece 9 milyon 826 bin TL’lik alımla katkı sağladı.
Gerçekleştirilen bu işlemler, Sabancı Holding’in 16 Ekim’de kamuoyuna duyurduğu ve azami 7 milyar TL kaynak ayırdığı kurumsal pay geri alım programının haricinde, şahsi ve fon alımları olarak kayıtlara geçti. Aile üyeleri ile tepe yönetiminin eş zamanlı olarak gerçekleştirdiği bu hamle, piyasalarda holdingin gelecek vizyonuna ve faaliyetlerine duyulan güçlü güvenin bir göstergesi olarak değerlendirildi.