Okullarda yaşanan şiddet olaylarının önlenmesinde erken uyarı işaretlerinin fark edilmesi ve ailelerle okul yönetimleri arasında etkili iletişim kurulması büyük önem taşıyor. Uzmanlar, öğrencilerin tehdit içeren söylemlerinin, ani davranış değişikliklerinin ve saldırganlık belirtilerinin zamanında değerlendirilmesinin olası şiddet olaylarını önleyebileceğini belirtiyor.
AA’nın haberine göre, psikiyatri uzmanı Dr. Orçun Ortaköylü, öğrencilerin yaşadığı travmaların, uzun süreli akran zorbalığının ve aile içi sorunların şiddet eğilimini etkileyebileceğini söyledi. Ancak psikolojik sorun yaşayan her öğrencinin şiddete başvuracağı yönündeki düşüncenin yanlış olduğunu vurguladı.

Psikiyatri Uzmanı Dr. Orçun Ortaköylü
“Şiddet olaylarının yarısından fazlası önlenebilir”
ABD’de yapılan araştırmalara değinen Ortaköylü, şiddet eylemi planlayan her üç saldırgandan ikisinin niyetini önceden çevresine anlattığını belirtti.
Ortaköylü, “Öğretmenlerin, öğrencide ani davranış değişikliklerini, tehditleri, öfke patlamalarını veya şiddet içerikli söylemleri gözlemlemesi, olası bir vakayı önceden fark etmesi bakımından çok önemlidir. Bu durumları fark etmek, olası vakaların yarısından fazlasının engellenmesinde çok kritik bir rol oynuyor” dedi.
Ailelerin ciddi risk işaretlerini okul yönetimi ve rehberlik servisiyle paylaşmasının önemine dikkat çeken Ortaköylü, bu süreçte öğrencilerin damgalanmaması gerektiğini ifade etti.
“En kritik sorun, risk bilgisinin zamanında ulaşmaması”
Eğitim uzmanı Banu Yapıcı ise okul güvenliğinde temel sorunlardan birinin, risk oluşturan davranışlara ilişkin bilgilerin ilgili kişilere zamanında iletilmemesi olduğunu söyledi.
Yapıcı, “Okul güvenliğinde en kritik sorunlardan biri, yalnızca riskin varlığı değil o riske ilişkin bilginin müdahale edebilecek kişilere zamanında ulaşmamasıdır” ifadelerini kullandı.
Öğrencilerin psikolojik tanılarından ziyade somut tehdit davranışlarının değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Yapıcı, öğretmenlerin görevinin klinik değerlendirme yapmak değil, risk işaretlerini fark ederek ilgili birimlere bildirmek olduğunu belirtti.

Eğitim Uzmanı Banu Yapıcı
Öğrencinin mahremiyeti korunmalı
Yapıcı, ailelerin çocuklarının bütün sağlık bilgilerini okulla paylaşmak zorunda olmadığını, ancak kendilerine veya başkalarına zarar verme riski taşıyan ciddi davranışların bildirilmesinin önemli olduğunu ifade etti.
Öğrencinin mahremiyeti ile güvenli eğitim hakkının birlikte korunması gerektiğini belirten Yapıcı, risk bilgilerinin yalnızca gerekli kişilerle ve hukuki sınırlar içinde paylaşılmasını önerdi.
Uzmanlar, okullarda rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi, öğretmenlerin hizmet içi eğitimlerle desteklenmesi ve aile-okul işbirliğinin geliştirilmesinin şiddetin önlenmesinde etkili olabileceğini vurguladı.
( AA )