Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın Karadeniz gazına dair bugün katıldığı bir etkinlikte açıkladığı iddialı hedefler, 2020 yılından bu yana düzenli olarak artan doğalgaz faturalarının gölgesinde kaldı.
Bayraktar, 2028 yılına kadar ülkedeki her dört evden üçünde Karadeniz gazının kullanılacağını vadederken, tüketicinin son 6 yılda karşılaştığı zam tablosu, yerli enerjinin faturaya neden yansımadığı sorusunu gündeme getiriyor.

DEVASA ÜRETİM HEDEFLERİ VE “BAĞIMSIZLIK” SÖYLEMİ
Bakan Bayraktar’ın açıklamalarına göre, “Enerjide Tam Bağımsız Türkiye” hedefiyle üretim kapasitesinin katlanması planlanıyor. 2027 yılı itibarıyla günlük doğalgaz üretiminin 20 milyon metreküpe ulaşarak halihazırda 4 milyon evde kullanılan yerli gazın 8 milyon haneye, 2028 yılında ise 32 kuyu ile günlük 45 milyon metreküpe çıkarılarak 17 milyon haneye (evlerin yüzde 75’i) ulaştırılması hedefleniyor.

2023 YILI SEÇİMLERİNDE MÜJDELER PEŞ PEŞE GELMİŞTİ, ANCAK FATURASI AĞIR ÇIKTI
Türkiye tarihinin en büyük doğalgaz keşfi, 20 Temmuz 2020’de Fatih sondaj gemisi tarafından Tuna-1 kuyusunda yapılmış ve 21 Ağustos 2020’de resmi bir müjde olarak duyurulmuştu. Ancak aradan geçen 6 yıllık süreçte, “yerli gaz” söylemleri vatandaşın bütçesini rahatlatmak bir yana dursun, ağırlaşan tarifeler olarak ortaya çıktı.
Özellikle 2023 seçimleri döneminde Karadeniz gazı müjdesi iktidar tarafından açıklanmıştı. O yıl ise gaz müjdesi gerekçe gösterilerek 25 metreküplük ücretsiz gaz desteği ve sıfır zam politikası uygulanmıştı.
Ancak faturası, izleyen yıllarda ağır çıktı. 2024 ve 2025 yıllarında yaşanan artışların ardından, 4 Nisan 2026’da yürürlüğe giren “Kademeli Tarife” ile doğalgazın fiyatı ikinci kademe kullanımlarda 18 TL’ye kadar fırladı. Müjdenin verildiği 2020 yılında 1,25 TL civarında olan gazın toptan birim fiyatı, 2026 yılına gelindiğinde en üst kademede 14 katından fazla bir artış kaydetti.