Skip to content

  • Ana Sayfa
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Haber
  • Tanıtım
  • Reklam
  • İletişim
  • Home
  • 2026
  • Ekim
  • İBB davası 98. gün: İmamoğlu savunma yapıyor: Bu yargılama bir cezalandırma yöntemine dönüştü

İBB davası 98. gün: İmamoğlu savunma yapıyor: Bu yargılama bir cezalandırma yöntemine dönüştü

İBB davasının 98. gününde savunma yapan Ekrem İmamoğlu, tutuklu yargılamanın cezalandırma yöntemine dönüştüğünü savundu; ailelerin ve hukukçuların da baskı altında kaldığını söyledi.
Ebru Turan 14 Ekim 2026

Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 53’ü tutuklu, 436 sanıklı İBB davasının görülmesine, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri’de 98. gününde İmamoğlu’nun savunmasıyla devam ediliyor. Duruşmayı, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel de takip ediyor. İmamoğlu, tutuklandıktan 19 ay sonra savunma yapıyor.

DÖRT GÜNLÜK SAVUNMA: ARA KARAR NE ZAMAN

Mahkeme başkanının duyurduğu programa göre İmamoğlu ve avukatlarının savunmaları için çarşamba, perşembe, cuma ve cumartesi günleri ayrıldı; duruşma 17 Ekim Cumartesi günü de sürecek. Heyet, ara kararını İmamoğlu ve avukatlarının savunmalarının tamamlanmasının ardından açıklayacak.

MAHKEMEDEN

DAKİKA DAKİKA

12.20

İmamoğlu, yargılama sürecinde hem tutukluların ailelerinin hem de avukatların baskı ve hukuksuzluklarla karşı karşıya kaldığını savundu. Masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ve tutuklu yargılamanın cezalandırma yöntemine dönüştürüldüğünü belirterek şöyle devam etti:

“Burada başka tutukluların yaşadığı sıkıntılara, hukukçulara yapılan baskılara da değineceğim. Hatırlatmalıyım ki gerçekten derin bir hukuksuzluk yaşadık. Sadece ailelerimiz, yakınlarımız, çocuklarımız, gençlerimiz, babalarımız, dedelerimiz ve annelerimiz değil, hukukçularımız da burada bir ızdırabın ve baskının muhatabı oldu. Hayatımın en ilginç bilgilerini dinledim. Yüzlerce ziyaretçim geldi, muhatap oldukları konuşmaları anlattı. Yargı mensuplarıyla yaptıkları görüşmeleri, yargı mensuplarının kendilerine yönelik tutumlarını, tehditlerini ve parmak sallamalarını dinledim. Türk Ceza Kanunu’na baktım. Bir savcı ya da iddia makamını temsil eden kişi, bırakın avukatı, bir vatandaşa bile parmak sallayamaz, tehdit edemez. Bunları okudum ama tam tersini yaşadım, yaşayanlardan dinledim.

Buradaki aileler gerçekten çok acı günler yaşadı. Ama en acısı neydi, biliyor musunuz? Haysiyet cellatlığı. Lekelenmeme hakkının ihlali. Masumiyet karinesinin yerle bir edilmesi. Soruşturmanın gizliliğinin, tutuklu ya da gözaltındaki insanların aleyhine işletilmesi. Tutuklu yargılamanın bir cezalandırma yöntemine dönüştürülmesi.

Bir söz okuyacağım size: ‘Türkiye’de şahsım dahil hiç kimse eleştirilemez değildir. Çamur at, izi kalsın mantığıyla, tamamen nefret siyasetiyle kamu görevlilerimize, kabine üyelerimize karşı haysiyet cellatlığı yapılmasına müsaade etmeyeceğiz. İfade özgürlüğü, önüne gelene iftira atma serbestisi değildir. Hesap sorduğunu iddia eden herkes görevini sorumluluk bilinciyle yapmalıdır.’ Çok güzel söylemiş. Bu söz Sayın Cumhurbaşkanı’na ait. Ben de buradan söylüyorum: Kim ki yargılaması bitmeden, sonuçlanmadan birisi hakkında iftira atıyor, kim ki bir insan hakkında haysiyet cellatlığı yapıyor, kim ki bir insanın ailesini aşağılıyor, çocuğunu, gencini, evladını, annesini, babasını hırsız ilan ediyor; haysiyetsizdir, namussuzdur, şerefsizdir.”

12.15

İmamoğlu şöyle devam etti:

“Bu mücadelede bana bilgi veren kendi avukatlarım var. Ancak bu mücadelenin içinde olan hiçbir hukukçuyu elbette birbirinden ayırmıyorum. Bu büyük mücadelenin paydaşı oldukları için bütün hukukçulara teşekkürlerimi ve minnet duygularımı iletiyorum. Hukukçu olmanın, avukat olmanın ne kadar önemli bir meslek olduğunu, ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu burada milim milim, santim santim yaşadım. Avukatlık, hava gibi, su gibi insan yaşamının kaynağıdır. (Sesi titredi, duygulandı)

Her birinin gözlerinin içine bakarken, kendi mesleklerine en az benim kadar saygı duyduklarını hissettim, hissediyorum. Elbette mesleklerinin karşılığını bulamadıkları bir ortamda bulunmanın ıstırabını da yaşadıklarını görüyorum. Dertleşiyoruz, paylaşıyoruz.”

12.10

Ekrem İmamoğlu:

“İstekleri vardı, hukuksuz istekleri vardı. Bu hukuksuz isteklere cevap alamayınca onlara zalimlikler yaşattılar. Bu büyük ızdırabı onlar yaşarken, dışarıda en az onlar kadar acı çeken ailelerini de kucaklıyorum. Allah bana ömür verdikçe, özgür günlerinde hangi yetkiye ve imkâna sahip olursam olayım, evimdeki ekmeğimi de aşımı da o ailelerle paylaşacağım. Ekmeğimi paylaşmaya kadar bu insanların kaderdaşı olacağım. Yalnızca onların değil, bu ülkede 500 bine yakın insanı hapishaneye koymakla övünenlerin karşısında, cezaevlerindeki kader mahkûmlarının da yanında olacağım. Onların yaşadığı sıkıntıları hayatım boyunca gözeteceğim. Bu ülkeyi adaletli bir ülke haline getirmek için bir nefer gibi çalışacağımı ve kendimi bu konuda en az onlar kadar sorumlu hissederek mücadele edeceğimi buradan belirtmek istiyorum.”

İmamoğlu, ailelere olan desteği için eşi Dilek İmamoğlu’na teşekkür ederek şöyle devam etti:

“Dilekciğim seninle gurur duyuyorum. Bir tanesin sen. İyi ki varsın. İyi ki o ailelerin yanındasın.”

12.05

İmamoğlu şöyle devam etti:

“Arkadaşlarımız vardı. Her birinin yaşamı bir kitaptır. Her birinin hayatı; başta aileleri olmak üzere insanlara yaşatılan zulmün, zalimliğin, tarifsiz duygularla kaleme alınması ve geleceğe aktarılması gereken hikâyelerini barındırıyor.

Bu anlamda her bir arkadaşımla gurur duyuyorum. Buradaki arkadaşlarımın büyük bir kısmıyla burada tanıştım. Aralarında çok özel yoldaşlık yaptığım, İstanbul’a ve Beylikdüzü’ne birlikte hizmet ettiğim yol arkadaşlarım da var. Hepsini kucaklıyorum. Her birine kahraman gibi baktığımı bir kez daha vurguluyorum. Yalnızca ben değil, milletimizin büyük çoğunluğu da onlarla gurur duyuyor. Aileleri, dostları ve komşuları da onlarla gurur duyuyor.

Burada her gün kapıda hasretle ve umutla bekleyen insanlar var. Kilometrelerce yol katettiler. Belki de Silivri’ye geliş gidişlerinde dünyanın çevresini defalarca dolaşacak kadar yol yaptılar. Çünkü yalnızca duruşma dönemlerinde değil, duruşmaların dışında da buradaki insanların aileleri ziyarete geldi. Acılarını ve hasretlerini gidermeye çalıştılar. Bazıları görüşe gelemese bile kapıda bekledi.

Bu insanları hangi duygularla tarif edebilirim, bilmiyorum. Hepsini kucaklıyorum. Tarihi bir mücadele hattı kurdular. Aile Dayanışma Ağı adı altında bir araya geldiler. Orada umutla bekleyen güzel aileler, eşler, çocuklar, anneler ve babalar var. Bazen fotoğraflarını gördüm, bazen televizyonda görüntülerini izledim. Henüz neden bu durumda olduklarını bilmeyen, anlam veremeyen küçücük çocuklar annelerini, babalarını ziyarete geldi. O minicik çocukların, gençlerin, evlatların ellerinden, yanaklarından öpüyorum. Hepsini sımsıkı kucaklıyorum.”

12.00

Kimlik tespitinin ardından Ekrem İmamoğlu söz aldı:

“Bugün burada istemediğimiz bir ortamda, insanlarımızın büyük kısmının şiddetle reddettiği bir yargılamanın içerisinde, Silivri’de bir kampüste, Avrupa’nın en büyük duruşma salonu diye tasvir edilen bir yerdeyiz. Her zamanki gibi Silivri’de cezaevinden geldim. Halkımıza insanlarımıza sesleneceğim. Kıymetli halkıma, başta İstanbullu hemşerilerimize tüm ülkemize, hatta dünyada demokrasinin adaletin yaşaması için mücadele edenlere, o evrensel değerlere kendini bağlı hissedenlere sesleneceğim.”

11.55

Tutuklu ve tutuksuz sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı, duruşma başladı. Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, kimlik tespitinde eğitim durumuna yönelik soruya “Yüksek lisans” yanıtını verdi.

11.30

Ekrem İmamoğlu’nun annesi Havva İmamoğlu ve babası Hasan İmamoğlu ile YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel de duruşma salonunda yerini aldı. İzleyiciler, “Özgür başkan özgür Türkiye” ve “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganları attı.

11.00

ÖZGÜR ÖZEL SİLİVRİ’DE: “BU İKTİDARIN TÜKENMİŞLİĞİNİN GÖSTERGESİDİR”

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun savunma yapacağı İBB davası öncesinde geldiği Silivri’de gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Sabah saatlerinde Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki gösteren Özel, iktidarın muhalif yayın organlarını susturmaya çalıştığını ifade etti.

Özel, “Halk TV’ye kayyum atanması, muhalefetin sesini duyuran birkaç televizyonun kayyum atanıp kapatılmasını bekliyor muyduk? Bekliyorduk. Halk TV’ye kayyum atarlar mı? Atarlar. Ne zaman atarlar? En sona geldiklerinde artık onu da yaparlardı. Bu hükümetin en sona geldiği anlaşılıyor artık” dedi.

İktidarın, kamuoyunda tartışılan fon meselesinin ve İBB davasının geniş kitlelere ulaşmasını engellemeye çalıştığını söyleyen Özel, şu ifadeleri kullandı:

“O kadar çaresizler ki fon meselesinin doğru dürüst tartışıldığı, milletin bilgilendirildiği bir noktada bu alanları tamamen kapatmak istiyorlar. Daha dün şunu gördük: İktidar seçmeni muhalefet televizyonlarını ilk kez bu kadar yüksek izliyor. Neden? Olan bitenden rahatsız. ‘Ne oluyor?’ diye dönüp Halk TV’ye bakıyor, Sözcü TV’ye bakıyor, Koza TV’ye bakıyor.”

Ekrem İmamoğlu’nun savunma hakkına da değinen Özel, şöyle devam etti:

“9 Mart’tan beri burada savunma hakkı engelleniyor. Temmuzda izin vermediler, ağustosta izin vermediler. Bugün ilk kez Ekrem Bey 580 gün sonra, herhalde 589 gün sonra savunma hakkını kullanacak. Bu sabah Halk TV’yi kapatıyorlar. Bu iktidarın tükenmişliğinin, çaresizliğinin ve acziyetinin göstergesidir. Kimse buradan “İktidar güçlü, Tayyip Erdoğan güçlü, bakın Halk TV’yi de kapattı” diye bir umutsuzluğa kapılmasın.

Acz içinde olmayan dünyanın en güçlü ülkelerini, en güçlü demokrasilerini, en güçlü liderlerini düşünün; buna tenezzül eden, sonu gelmiştir, bitmiştir. Halk TV’deki bir yayına katlanamayan, “Susturayım ki fon meselesi tartışılmasın, susturayım ki İmamoğlu’nun savunması duyulmasın, susturayım ki muhalefet sesini duyuramasın, susturayım ki Özgür Özel konuşacak mecra bulamasın” noktasına geldiyse bir iktidar, o bitmiştir. Birilerinin sonu geldi, biz daha yeni başlıyoruz arkadaşlar. Kimse moralini bozmasın.”

“BU CENDERENİN İÇİNDEN ÇIKACAĞIZ”

Halk TV çalışanlarına ve yönetimine geçmiş olsun dileklerini ileten Özel, gün içerisinde kanalla dayanışma göstereceklerini açıkladı.

Özel, “Gün içinde Halk TV ile dayanışmamızı göstereceğiz. Bunun dışında diğer muhalif kanallardan, yeni kanallardan ve sosyal medya üzerinden, yeni örgütlenmelerden, yeni imecelerle yeni kanallar kurarak biz bu cenderenin içinden çıkacağız” dedi.

Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu’na da seslenen Özel, “Halk TV’de çalışan arkadaşlarımıza geçmiş olsun diyorum. Halk TV’nin yönetimine geçmiş olsun diyorum. Halk TV’nin sahibine Cafer Bey’e geçmiş olsun diyorum. Bütün gücümüz, desteğimiz, mücadelemiz onlarla birlikte” ifadelerini kullandı.

Özel, sözlerini şöyle noktaladı:

“Herkes şunu bilsin: Hiçbir şey kolay olmayacak. Ben bir gün çıkıp “Tamam oldu” diyeceğim. Ne zaman biliyor musunuz? Seçim sonuçlarında açık ara önde olduğumuz o gece “Tamam oldu, başardık” diyeceğim. O güne kadar zorlanacağız, acı çekeceğiz, zulüm göreceğiz, belki başımıza çok kötü şeyler gelecek ama teslim olmayacağız. Bakın, şu anda bugün rejim, Erdoğan saray rejimi bize karşı öne geçmedi, gol falan atmadı. O başka bir tabela; orada zaten 50 tane gol attılar kendilerince. Siz şuna bakın: Milletin gönlündeki tabelada millet seçim bekliyor ve bunları değiştirmek istiyor mu? Moral üstünlük bizde mi? Yıkılmadık ayakta mıyız? O zaman biz kazanacağız. Esas skor tabelası milletin gönlündeki olan, milletin vicdanında olan. Bunlar Ekrem Başkan’ın mazbatasına çöktükleri gün kazanmışlardı, değil mi? Ne oldu? 40 gün sonra millet duman etti bunları. Bin beter olacaklar. Kimse moralini bozmasın, dimdik ayaktayız. Ekrem Bey orada ayakta, Halk TV orada ayakta, biz burada ayaktayız. “Yenildik, kaybediyoruz” hissine biz kapılmadıkça onlar asla kazanamayacak. Korkak onlar.”

Tags: Aileler Gün Halk Tv İmamoğlu İnsan

Post navigation

Previous CHP’li Dinçer, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın TBMM onayına sunulmasını istedi
Next Şanlıurfa’da toz taşınımı yaşamı olumsuz etkiliyor, bazı vatandaşlar maske takıyor

Related Stories

Sakın durdurmayın: Zeki çocukların ortak davranışı çıktı

Sakın durdurmayın: Zeki çocukların ortak davranışı çıktı

20 Ekim 2026
Zehirli deniz yılanları sahillerde görülmeye başladı

Zehirli deniz yılanları sahillerde görülmeye başladı

20 Ekim 2026
Halk TV’de istifa rüzgarı… Bir istifa kararı daha

Halk TV’de istifa rüzgarı… Bir istifa kararı daha

20 Ekim 2026

Kategoriler

  • Eğitim (627)
  • Ekonomi (4.111)
  • Haber (21.433)
  • Sağlık (876)
  • Teknoloji (1.424)

You may have missed

Sakın durdurmayın: Zeki çocukların ortak davranışı çıktı

Sakın durdurmayın: Zeki çocukların ortak davranışı çıktı

20 Ekim 2026
Zehirli deniz yılanları sahillerde görülmeye başladı

Zehirli deniz yılanları sahillerde görülmeye başladı

20 Ekim 2026
Halk TV’de istifa rüzgarı… Bir istifa kararı daha

Halk TV’de istifa rüzgarı… Bir istifa kararı daha

20 Ekim 2026
Samsun’da çilek üreticiliği ekonomiye can katıyor

Samsun’da çilek üreticiliği ekonomiye can katıyor

20 Ekim 2026
  • Ana Sayfa
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Haber
  • Sağlık
  • Tanıtım
  • Teknoloji
  • Reklam
  • İletişim
| DarkNews by AF themes.