Politis gazetesi yazarı Andreas Paraschos, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile yaptığı özel röportajı değerlendirerek Rum liderliğinin müzakere sürecine ilişkin söylemleriyle sahadaki gelişmeler arasındaki çelişkilere dikkat çekti.
“Gerçeğe karşı kimin borcu var” başlıklı yazısında Paraschos, Hristodulidis’in son bir yılda kamuoyuna verdiği mesajların yaşanan gelişmeler ışığında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Rum liderliğinin politikasını eleştiren Paraschos, “Diplomaside algıları bir süre yönetebilirsiniz, ancak gerçeklerle sonsuza kadar pazarlık yapamazsınız” ifadelerini kullandı.
‘ERHÜRMAN’IN SÖYLEDİKLERİ DAHA SERTTİ’
Erhürman ile yaptığı görüşmenin, yayımlanan röportajdan daha kapsamlı olduğunu belirten Paraschos, “Görüşme, yayımlanan cevaplardan yansıtılandan daha açıklayıcıydı. Röportaj dışında dile getirilen değerlendirmeler belirgin biçimde daha sertti” dedi.
Gazetecilik etiği gereği bu değerlendirmeleri kamuoyuyla paylaşamayacağını belirten Paraschos, Erhürman’ın yayımlanan açıklamalarının dahi Rum liderliğinin ortaya koyduğu tablonun sorgulanması için yeterli olduğunu savundu.
19 MADDE TARTIŞMASI KONUSU OLDU
Erhürman’ın, Hristodulidis’in gündeme getirdiği 19 maddelik öneri belgesini ne doğrudan ne de Birleşmiş Milletler aracılığıyla aldığını açıklaması da tartışmanın öne çıkan başlıklarından biri oldu.
Paraschos, Rum Yönetimi’nin söz konusu önerilerin hangi yolla ve ne şekilde iletildiğine açıklık getirmesi gerektiğini belirtti. Erhürman’ın açıklamalarının, Rum liderliğinin müzakere sürecine ilişkin kamuoyunda oluşturmaya çalıştığı tabloyla yaşananlar arasındaki farklılıkları ortaya koyduğunu ifade etti.
Paraschos, “Bunlar, görüşlerine ne ölçüde katıldığımızdan bağımsız olarak, Lefkoşa’nın oluşturmaya çalıştığı görüntü ile müzakere sürecindeki gerçekler arasındaki çelişkileri ortaya koymaya yeterlidir” değerlendirmesinde bulundu.
GEÇİŞ KAPILARI VE MÜZAKERE SÜRECİ
Rum gazeteci, yeni geçiş kapılarının açılması konusunda ilerleme sağlanamamasını, müzakere yöntemine ilişkin uzlaşıya varılamamasını ve diplomatik temasların somut sonuçlar üretmemesini de eleştirdi.
Rum Yönetimi’nin iyimser açıklamalarıyla müzakere sürecindeki gelişmelerin ne ölçüde örtüştüğünün sorgulanması gerektiğini belirten Paraschos, siyasi söylemler ile somut adımlar arasındaki farkın göz ardı edilemeyeceğine dikkat çekti.