Skip to content

  • Ana Sayfa
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Haber
  • Tanıtım
  • Reklam
  • İletişim
  • Home
  • 2026
  • Ekim
  • Bebek sahibi olmak giderek güçleşiyor

Bebek sahibi olmak giderek güçleşiyor

Türkiye’de doğurganlık hızı düşerken çocuk sahibi olmak da birçok çift için giderek zorlaşıyor. Modern yaşamın üreme sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çeken Doç. Dr. Şule Yıldırım Köpük, “İleri yaşta çocuk sahibi olmanın yanı sıra hareketsizlik, sağlıksız beslenme, obezite, stres ve çevresel kirlilik de doğurganlığı olumsuz etkiliyor. Bugün infertilite (kısırlık) önemli bir küresel sağlık sorunu haline geldi” dedi.
Ebru Turan 18 Ekim 2026

Türkiye’de doğurganlık hızı her geçen yıl düşerken çocuk sahibi olmak da birçok çift için giderek zorlaşan bir sürece dönüşüyor. İleri yaşta evlilik ve ertelenen ebeveynliğin yanı sıra sağlıksız beslenme, hareketsizlik, obezite, stres ve çevresel kirlilik de üreme sağlığını tehdit ediyor. Dünya genelinde her 6 kişiden birinin karşılaştığı infertilite (kısırlık), çağımızın önemli sağlık sorunları arasında gösteriliyor. Yapılan son araştırmalarda bu sayının 10 yıl sonra 1,5 kat artacağı öngörülüyor. Düzenli ilişkiye rağmen bir yıl içinde gebelik elde edilememesi olarak tanımlanan infertilite, hem kadın hem de erkek üreme sisteminden kaynaklanabiliyor. Uzmanlar, infertilitenin adeta çağın salgınlarından biri hâline geldiğine ve tüp bebek tedavisine başvuranların sayısındaki artışa dikkat çekiyor.

TERCİHLER BİYOLOJİK YAŞLA ÖRTÜŞMÜYOR

VM Medical Park Hastanesi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Şule Yıldırım Köpük, modern kent yaşamının getirdiği uzun eğitim süreçleri, kariyer odaklı yaşam tarzı ve sosyoekonomik kaygıların anne olma yaşını ertelediğini belirterek, “Doğurganlık hızı büyük ölçüde toplumsal tercihlerle belirlenir. Ancak fizyolojik gerçekler sosyolojik tercihlerle örtüşmüyor. Çocuk isteğinin ertelenmesi, biyolojik açıdan daha az elverişli yaşlarda gebelik denenmeye başlanması demektir. İnsanlar bu yüzden zorlanıyor. Kadın doğurganlığı 20’li yaşların ortalarında zirve yaptıktan sonra 30’lu yaşların başından itibaren düşüşe geçiyor. 35 yaşından sonra ise yumurtalık rezervi ve yumurta kalitesindeki hücresel bozulma nedeniyle doğurganlıktaki azalma belirginleşiyor” dedi.

ERKEKLERİN DE BİYOLOJİK SAATİ VAR

Toplumda erkeklerin her yaşta baba olabileceğine yönelik yanlış bir algı bulunduğunu anlatan Köpük, “Erkekte biyolojik saat olmadığı düşüncesi güncel bilimsel veriler karşısında tamamen çürümüştür. Erkek üreme sistemi de yaşlanma, oksidatif stres ve hücresel DNA hasarından doğrudan etkilenmektedir. Baba olma yaşının ertelenmesi, sperm DNA kırılmasını artırmakta; bu durum sadece gebe kalma süresini uzatmakla kalmayıp kendiliğinden düşük riskini ve tüp bebek tedavilerindeki başarısızlık oranlarını da doğrudan yükseltmektedir” ifadelerini kullandı.

Şule Yıldırım Köpük

Anne baba olmanın önündeki 6 engel

Doç. Dr. Şule Yıldırım Köpük, çocuk sahibi olmayı zorlaştıran başlıca risk faktörlerini şöyle sıraladı:

* Obezite ve aşırı kilo: Yağ dokusundaki artış, hormonal dengeyi bozarak kadınlarda yumurtlamayı durdurabiliyor. Erkeklerde ise testosteron seviyesini düşürerek sperm kalitesini olumsuz etkiliyor.

* Sigara, tütün ve alkol: Tütün kullanımı infertilite riskini yüzde 60 artırıyor. Sigaradaki nikotin ve ağır metaller yumurtalık rezervini erken tüketiyor, menopozu öne çekiyor. Tüp bebekte canlı doğum oranını azaltırken düşük riskini artırıyor.

* Stres ve yorgunluk: Çalışma hayatındaki kronik stres, hormonal dengeyi etkileyerek kortizol salgılanmasını artırıyor. Bu durum kadınlarda adet düzenini, erkeklerde ise sperm üretimini bozuyor.

* Hava kirliliği: İnce partikül maddelere, kükürt diyokside, karbon monokside (CO), azot oksitlere, hidrokarbonlara ve metan gazına uzun süre maruz kalmak üreme dokularında şiddetli reaktif oksijen türleri (ROS) üreterek oksidatif stres oluşturmaktadır. Bu maruziyet kadınlarda yumurtalık rezervinin etkilemektedir.

* Endokrin bozucular: Bisfenol A (BPA), fitalatlar ve polisiklik aromatik hidrokarbonlar (PAH), vücuttaki doğal hormonları taklit ederek endokrin sistemi sabote etmektedir. Bu kimyasallar yumurtalık kök hücre sayısını azaltmakta ve embriyo tutunma başarısını düşürmektedir.

* Mikroplastikler: Son araştırmalar, içme suları ve gıdalar vasıtasıyla insan vücuduna giren mikroplastiklerin plasenta, yumurtalık ve testis dokularında birikerek hasara yol açtığını doğrulamaktadır.

Tags: Erkek Kadın Stres Yaşla Yumurtalık

Post navigation

Previous Menopozda kilo almak kaçınılmaz değil
Next ABD ve AB arasındaki çatlak büyüyor

Related Stories

Aile hekimlerinden uzaktan sağlık hizmeti uyarısı: Günlük 3 uzaktan muayene kotası hasta güvenliğini riske atar

Aile hekimlerinden uzaktan sağlık hizmeti uyarısı: Günlük 3 uzaktan muayene kotası hasta güvenliğini riske atar

20 Ekim 2026
Grip aşısı kalp sağlığını da koruyor! Uzmanlardan kritik uyarı

Grip aşısı kalp sağlığını da koruyor! Uzmanlardan kritik uyarı

20 Ekim 2026
Yaşlanmayı durduruyor ömrü yüzde 14 uzatıyor: Harvard dünyayı heyecanlandıran keşfi duyurdu

Yaşlanmayı durduruyor ömrü yüzde 14 uzatıyor: Harvard dünyayı heyecanlandıran keşfi duyurdu

20 Ekim 2026

Kategoriler

  • Eğitim (662)
  • Ekonomi (4.300)
  • Haber (21.987)
  • Sağlık (882)
  • Teknoloji (1.467)

You may have missed

24 yılda 132 bilim kadınına destek

24 yılda 132 bilim kadınına destek

20 Ekim 2026
ABD’den Fransa’daki vatandaşlarına güvenlik uyarısı

ABD’den Fransa’daki vatandaşlarına güvenlik uyarısı

20 Ekim 2026
Isparta’da kanyonda mahsur kalan 10 İHH gönüllüsü kurtarıldı

Isparta’da kanyonda mahsur kalan 10 İHH gönüllüsü kurtarıldı

20 Ekim 2026
Trump’tan Ukrayna mesajı: Müzakereleri başkasının yürütme zamanı geldi

Trump’tan Ukrayna mesajı: Müzakereleri başkasının yürütme zamanı geldi

20 Ekim 2026
  • Ana Sayfa
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Haber
  • Sağlık
  • Tanıtım
  • Teknoloji
  • Reklam
  • İletişim
| DarkNews by AF themes.