T24 Ekonomi
Bloomberg’ün haberine göre, İngiltere ve AB geçen yıl en çok plastik atığı Türkiye’ye gönderdi. COP31 öncesi ithalatı kısıtlama baskısı artarken, sektör ve ekonomik kaygılar kararı zorlaştırıyor.
Bloomberg’ün haberine göre, İngiltere ve Avrupa Birliği geçen yıl Türkiye’ye yaklaşık 650 bin ton plastik atık gönderdi. Türkiye, iki bölgenin plastik atık ihracatında ilk sırada yer alıyor. Haber, Türkiye’nin Kasım ayında Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 iklim zirvesi öncesinde konuyu gündeme taşıyor.
Plajlara vuran parçalar
Bloomberg muhabirleri, Adana’daki Adanalıoğlu Plajı’nda renkli, tırnak boyutunda plastik parçalarının düzenli olarak kıyıya vurduğunu aktarıyor. Uzmanlar, bölgedeki bazı geri dönüşüm tesislerinin bu parçacıkların çevreye karışmasına yol açtığını savunuyor. Parçacıklar, Seyhan Nehri’ni besleyen sulama kanallarının kıyılarında da birikiyor. Nehir ise plajın yaklaşık 20 kilometre ilerisinde Akdeniz’e dökülüyor.
Bölgede amatör olarak balık tutan Ahmet Takar, bir levrek içinde plastik parçası bulduğunu ve son yıllarda balığın azaldığını söylüyor. Yerel bir çiftlik işçisi ise mandalina bahçesinde ilaçlama yaparken püskürtücünün filtresinin plastik parçalarla dolduğunu anlatıyor.
Bilimsel veriler
Bu yıl yayımlanan hakem denetimli bir çalışmaya göre, Adana’daki geri dönüşüm tesislerinin akış aşağısındaki sularda mikroplastik yoğunluğu, akış yukarısına kıyasla 132 kata kadar yüksek. Çalışmada yalnızca akış aşağısında endüstriyel pelet ve kopolimerler bulundu. Araştırmacılar bunu geri dönüşüm faaliyetine işaret eden bir kanıt olarak değerlendiriyor. Çalışmanın ortak yazarlarından Çukurova Üniversitesi’nden deniz biyoloğu Sedat Gündoğdu, çözümün atık ithalatının yasaklanması olduğunu savunuyor.
Haberde anılan bir başka çalışmaya göre Akdeniz, dünya sularının yalnızca yüzde 1’ini barındırırken mikroplastiklerin yaklaşık yüzde 7’sini taşıyor. Türkiye’nin, denize giren plastik atığın yüzde 19,1’ini oluşturduğu tahmin ediliyor ve bu oranla Mısır’dan sonra ikinci sırada yer alıyor.
AB: İhracat sürsün
Avrupa Komisyonu eylülde yayımladığı değerlendirmede, Türkiye’de hem yerel hem ithal plastik atıktan kaynaklanan ciddi sorunlar tespit edildiğini belirtti. Bunlar arasında deniz kirliliği, yaban hayatına zarar, açıkta yakma ve döküm yer alıyor. Komisyon, Türkiye’nin denetimleri artırıp cezaları yükselttiğini kaydetti ancak şeffaflık ve veri eksikliğinin sistemin izlenmesini zorlaştırdığını vurguladı. Buna rağmen ihracatın sürmesi gerektiği sonucuna vardı.
AB, 21 Kasım’da OECD üyesi olmayan ülkelere atık ihracatını yasaklayacak. OECD üyesi olan Türkiye’nin bu nedenle daha fazla atık alması bekleniyor. Eski AB Çevre Komiseri ve Avrupa Parlamentosu’nun Yeşiller grubundan milletvekili Virginijus Sinkevičius, Avrupa’nın ürettiği atığın sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini belirterek bu durumu “kirliliğin dış kaynağa devredilmesi” olarak nitelendiriyor.
Sektör: İstihdam ve ekonomi
Türkiye’de ithalatın ekonomik bir yönü de var. Adana’da faaliyet gösteren Kemaloğulları Plastik’in sahibi Mehmet Başak, ithal ettikleri atığın yaklaşık yüzde 80’ini geri dönüştürdüklerini, kalanını ise çimento fabrikasında yakıt olarak kullanıldığını söylüyor. Başak, ithalatın artmasının binlerce Suriyeli mültecinin istihdamına da katkı sağlayacağını belirtiyor. Atık ithalatı, ambalajdan tekstile birçok sektöre göreceli olarak ucuz hammadde de sağlıyor.
Hükümetin hedefleri
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Sıfır Atık politikası sayesinde atık geri kazanım oranının 2017’de yüzde 13 iken 2025’te yüzde 37,5’e çıktığını açıkladı. Hedef, 2035’te yüzde 60. Türkiye yabancı atık ithalatına bazı kısıtlamalar getirdi ancak tümüyle yasaklamadı. Ankara ayrıca COP31 öncesinde, küresel atık artışının 2035’e kadar yarıya indirilmesi yönünde bir taahhüt arıyor.
(Editör: Cengiz Anıl Bölükbaş)