Yapay zeka: 10 yıl içinde dijital ikiziniz olabilir mi?

Çoğumuz dünyanın bir yerinde bize tıpatıp benzeyen bir ikizimiz olduğunu, sokakta bir gün gezerken bu yabancı ama bir yandan da çok tanıdık figürün yanı başımızdan geçeceğini düşünürüz.

Bir de kendinize bire bir benzeyen, sizden en önemli farkı ise tamamıyla dijital bir hayat sürmesi olan bir kopyanızı yarattığınızı düşünün.

Öyle bir çağda yaşıyoruz ki gerçek hayatta var olan neredeyse her şey dijital dünyada da kopya ediliyor: Kentler, arabalar, evler, hatta insanlar bile.

Adından sık sık bahsedilen, kendinizin bir avatarının sokaklarında salınacağı sanal, dijital bir dünyayı planlayan çoklu evren (metaverse) gibi dijital ikizler konusu da teknoloji trendlerinde son zamanlarda üst sıralara yerleşti.

Dijital bir ikiz fiziksel dünyada var olan bir şeyin bire bir kopyası anlamına geliyor. Ancak dijital ikizin tek bir amacı var: Gerçek hayatta var olan versiyonun daha da geliştirilmesine yardımcı olmak, bir anlamda gerçek hayata bir geri bildirim sunmak.

İlk etapta bu tür dijital ikizler sadece karmaşık üç boyutlu bilgisayar modellemeleriydi. Ancak yapay zeka ve internet birleşimiyle gerçeğinden sürekli öğrenen ve gelişen dijital replikalar inşa etmek mümkün oldu.

Teknoloji uzmanı Rob Enderle, 2020’li yıllar bitmeden insanın düşünme yetisine sahip dijital ikizlerinin ilk sürümleriyle tanışacağımıza inanıyor.

Enderle, “Bu replikaların ortaya çıkması için çok fazla kafa yorulması ve etik çekincelerin değerlendirilmesi gerekiyor, çünkü bizim düşünme yetisine sahip replikalarımızın yaratılması işverenler için çok cazip olabilir,” diyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Eğer firmanız sizin dijital ikizinizi yaratırsa ve ‘Baksana, biz senin dijital ikizine maaş falan ödemiyoruz, seni niye hâlâ işte tutalım ki?’ diye sorarsa, o zaman ne olacak?”

Rob Enderle, dijital ikize sahip olup olmamanın metaverse çağının en önemli soru işaretlerinden biri haline geleceğini düşünüyor.

Bilim kurgu romanı gibi

Halihazırda insanın ikizinin yaratılması çalışmalarına başlanmış durumda. Ancak bu avatar çalışmaları halen çok kaba ve ilkel aşamadalar.

Örneğin, Meta’nın sanal gerçeklik platformu Horizon Worlds’de avatarınıza kendi yüzünüze benzer bir yüz verebiliyorsunuz, ancak avatarınızın henüz bacakları olamıyor, çünkü teknoloji halen o seviyeye gelmiş değil.

Oxford Üniversitesi’nde yapay zeka çalışmaları üzerine araştırmalar yapan Profesör Sandra Wachter, insanların dijital ikizlerini üretme fikrinin çok cazip olduğunu kabul ediyor.

Waschter, “Bu heyecan verici bilimkurgu romanlarını andırıyor, ve şu anda tam da öyle bir noktadayız,” diyor.

Profesör Sandra Wachter, bir kişinin “hukuk fakültesinde başarılı olup olmayacağının, rahatsızlık geçirip geçirmeyeceğinin, suç olaylarına karışıp karışmayacağının hâlâ tartışılan ‘Gen mi çevre mi?’ (nature vs nurture) sorusuna bağlı olacağını” söylüyor.

Bunda şansın, arkadaşların, ailenin ve sosyo-ekonomik geçmişin, çevrenin ve tabii ki kişisel seçimlerin etkili olacağını belirten Profesör Wachter, yapay zekanın henüz bu gibi sosyal olayları tahmin etmekte yetersiz olduğunun altını çiziyor ve şöyle diyor:

“Bir insanın başlangıcından sonuna dek hayatını anlayıp modellendirebilmek için daha çok yol kat etmemiz lazım, ki o da bir gün mümkün olabilirse.”

Bugün ürün tasarımı, dağıtımı ve şehir planlamacılığı gibi alanlarda dijital ikizler karmaşık bir düzlemde ve kapsamlı olarak kullanılıyor.

Formula 1 yarışlarında örneğin, McLaren ve Red Bull takımları yarış arabalarının dijital ikizlerini kullanıyorlar.

Öte yandan kargo sektörünün önemli firmalarından DHL de daha iyi bir verim yakalayabilmek için deposunun ve arz zincirlerinin dijital bir haritasını çıkarıyor.

İklim değişikliğine karşı dijital çözümler

Giderek kentlerimizin de dijital dünyada kopyaları çıkarılıyor. Ulaşım sistemlerinin, caddelerin ve binaların gerek tasarımlarını iyileştirmek gerekse faaliyetlerini izlemek amacıyla Şangay ve Singapur’un dijital ikizleri üretilmiş durumda.

Singapur’da kentin dijital ikizinin görevlerinden biri hava kirliliğinin yoğun olduğu bölgelerden kaçınmak isteyen insanlara yeni yollar önerilmesine yardımcı olmak.

Bazı kentler bu teknolojiyi altyapı çalışmaları için, örneğin, yeni metro hatlarının nereye yapılması gerektiğini belirlemek amacıyla kullanıyor.

Orta Doğu’daki yeni bazı kentler de hem gerçek dünyada hem de dijitalde aynı anda inşa ediliyorlar.

Fransız yazılım firması Dassault Systemes, dijital ikiz teknolojisi için binlerce şirketten teklif aldığını söylüyor.

Böylece başka firmaların da yeni fütüristik projeleri tasarlamaları da mümkün oluyor: Havada giden tekerlekleri olan jetler ya da motosikletler, hatta uçan arabalar tasarlanabiliyor.

Bunların daha sonra fiziksel prototipleri de yapılıyor tabii ama modelleme son aşamaya kadar dijital düzlemde gerçekleştiriliyor.

Tıpta çığır açabilir

Dijital ikizlerin en çok değer katacağı alanın ise sağlık hizmetleri olması bekleniyor.

Dassault’un Canlı Kalp projesi insan kalbinin tahlil ve analiz edilebilecek sanal bir modellemesini yaratarak, cerrahların ‘Şuraya müdahale edersem ne olur?’ türü birçok senaryosunu burada uygulayabilmesini, birçok yöntemi ve tıbbi araç gereci bu şekilde deneme yanılma yöntemiyle kullanabilmesini öngörüyor.

Dr. Steve Levin tarafından geliştirilen proje, Levin’in özel hayatındaki kişisel gereksinimlerinden filizlenmiş.

Zira doğuştan kalp hastası olan ve 20 yaşına geldiğinde kalp yetmezliği riski artan kızının tedavisi için Levin birkaç yıl önce kızının kalbinin sanal gerçeklikte bir replikasını yaratmaya karar vermiş.

Boston’daki çocuk hastanesi bu teknolojiyi gerçek hastaların kalp rahatsızlıklarını haritalandırmak için kullanıyor. Aynı teknoloji Londra’daki Great Ormond Street Hastanesi’nde de ender görülen ve tedavisi zor olan kalp hastalıklarından muzdarip çocukların tedavisinde kullanılmak üzere geliştiriliyor.

Dessault’un küresel direktörü Severine Trouillet, dijital bir kalp üzerinde yapılan deneyler sayesinde hayvanlar üzerinde deney yapılması ihtiyacının da azalacağını belirtiyor.

Firma bugünlerde göz ve hatta beyin de dahil olmak üzere çeşitli başka organların dijital ikizlerini üretmeyi planlıyor.

Dünya’nın ikizi

İnsan organlarını kopyalamaktan daha iddialı bir proje varsa o da bütün gezegenin dijital bir kopyasını üretmek.

ABD’li yazılım firması Nvidia’nın işlettiği Omniverse platformu, sanal dünyalar ve dijital ikizler yaratmak için tasarlanmış.

Platformun en iddialı hedefi Dünya’nın bütün yüzeyinin yüksek çözünürlüklü fotoğraflarıyla dijital bir ikizini inşa etmek.

Earth-2 (Dünya-2) ismi verilen bu projede, derin öğrenme modellemeleri ve nöral ağlar kullanılarak iklim değişikliği gibi sorunlara çözümler geliştirilmesi umuluyor.

Mart ayında, Avrupa Komisyonu ve Avrupa Uzay Ajansı, Dünya’nın dijital bir ikizini yapmak üzere kendi planları da olduğunu açıklamıştı.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.