Varis neden tedavi edilmelidir?

Varis daha çok uzun süre ayakta ya da hareketsiz kalan kişilerde ve doğum sonrası kadınlarda görülen bir toplardamar hastalığıdır. Damardaki kan basıncı arttıkça zayıflayan duvarlar damarın genişlemesine yol açar. Bu yüzden damardaki kapakçıklar gerektiği gibi çalışamaz. Kirli kan dediğimiz oksijenden fakir kan toplardamarlar içinde birikir, göllenmeye yatkın hale gelir ve varis gelişir.

Doç. Dr. Ahmet Arnaz

Doç. Dr. Ahmet Arnaz, zamanında tedavi edilmesi gereken bir hastalık olan varisin kimlerde görüldüğünü ve hangi sorunlara yol açabileceğini şöyle anlattı…


RİSKİ ARTIRAN FAKTÖRLER

Yaş: Yaşlanma sürecinde damar duvarları ve kapakçıklar eskisi kadar iyi çalışmaz. Damarlar esnekliğini kaybeder ve sertleşir.

 

Cinsiyet: Kadın hormonları damar duvarlarının gerilmesine izin verebilir. Hamile olan, doğum kontrol hapı kullanan veya menopoza giren kadınlarda, hormon seviyelerindeki değişiklikler nedeniyle varis riski daha yüksektir.

Aile öyküsü: Genetik özellik taşır. Birinci derecede akrabasında (anne, baba) varis olan kişilerde daha sık görülür.

Yaşam tarzı: Uzun süre ayakta durmak veya oturmak venöz dolaşımı bozabilir ve varis riskini artırır. Kuşak veya sıkı kemerli pantolon gibi sıkı giysiler giymek de kan dolaşımını azaltabilir.

Genel sağlık durumu: Şiddetli kabızlık, ağırlık kaldırmak veya tümörler gibi karın içi basıncı artıran koşullar varis oluşumuna katkıda bulunabilir.

Sigara kullanımı: Sigara içen kişilerde varis gelişme olasılığı daha yüksektir.

Kilo: Obezite ve fazla kilo kan damarlarına baskı uygulayarak varis oluşumuna yol açarlar.

HANGİ BÖLGELERDE GELİŞİR?

Çoğu zaman, vücudun alt yarısında, genellikle baldırlarda, ayak bileklerinde ve ayaklarda varis gelişir. Özellikle çocuk sahibi kadınlarda pelvik bölgede (pelvik tıkanıklık-konjesyon sendromu) gelişebilir. Testislerdeki varisli damarlar (varikosel) erkeklerde kısırlığa neden olabilir.

NASIL TEŞHİŞ EDİLİR?

Damarların ayrıntılı görüntülerini almak ve tedaviyi planlamak açısından toplar damarlara yönelik yapılacak olan doppler ultrasonografi en önemli tanı aracıdır. Varisli damarların tedavisi kişiye özel olmalıdır. Doppler USG sonucuna göre cerrahi, lazer, enjeksiyon tedavisi ve elastik çoraplarla bir veya daha fazla tedavi seçeneği kombine edilerek uygulanmalıdır.

BU SORUNLARA DİKKAT!

Varisli damarlar, tedavi edilmezse ülserlere (açık yaralar), kanamaya ve cilt renginin değişmesine neden olabilir. Şiddetli varisli damarlar, kronik venöz yetersizliğin bir işareti olabilir. Bu durum damarların kalbe kan pompalama kabiliyetini etkiler. Varisli damarları olan kişilerin kan pıhtıları geliştirme olasılığı daha yüksektir.

TEDAVİDEN SONRA TEKRARLAR MI?

Tedaviler etkili olsa da varisler geri dönebilir. Tedaviden sonra hamile kalan kadınlarda geri dönme olasılığı yüksektir. Aşırı kiloluysanız veya hareketsiz bir yaşam tarzınız varsa, varisli damarların yeniden ortaya çıkma riski daha yüksektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir