TTB’nin aşı raporu yayımlandı: Gerekli ancak yeterli değil

Pandemi sürecinde aşılama hizmetlerinin etraflıca değerlendirildiği rapor, bağışıklama hizmetlerinin toplum sağlıyla olan yakın ilişkisine, Türkiye’de bağışıklamanın güncel durumu ve bu alanda yaşanan eşitsizliklere değinen yazılardan oluştu. Aşılama konusunda önemli değerlendirmeler içeren raporda, Covid-19 salgınında aşı çalışmaları ve uygulamaları, koronavirüs hastalığına karşı aşılanma tutumları, Covid-19 için üretilen aşıların etkinlik ve yan etkileri tartışıldı. Ayrıca raporda, aşının ve aşılamanın bir insan hakkı olduğu üzerinde durulurken patent uygulamalarının ürettiği eşitsizliklere de değinildi.

SALGININ DURDURULMASI HEDEFLENMELİ

Aşıların bir yaşama ve yaşatma aracı olarak pandemiyle birlikte daha da önem kazandığına vurgu yapılan raporda “Aşılama Covid-19 Pandemisinin kontrolü için gereklidir, ancak yeterli değildir. Aşı sağlama sorunu yaşayan ülkemizde mutlaka virüsle temasın ve virüs yayılımının önlenmesine yönelik uygulamaların eşzamanlı olarak kararlılıkla sürdürülmesi gerekir. Pandemi sorunu yönetiminin Covid-19 salgınının sürdürülebilirliğini değil, durdurulmasını hedeflemesi, toplumsal dayanışma ile eşitsizliklerin daha da derinleşmesini önlemesi gereklidir” denildi.

BELLİ BİR AŞI ORANINDAN SONRA ÖLÜMLER AZALIYOR

Dünyada Covid-19’a karşı aşılamada yol almış ülkelerde, aşı oranlarında belli bir düzeyin üzerine çıkan artışlarla, enfeksiyon, hastaneye yatış, yoğun bakım ihtiyacı ve ölüm oranlarında bir azalma etkisinin başladığı görüldüğü belirtilerek, bu etkinin aşılamayla birlikte yoğun korunma önlemleri alan ülkelerde daha belirgin olduğu vurgulandı.

ÇOCUKLAR VE GEBELER İÇİN

TTB’nin raporunda yer alan değerlendirmeler özetle şöyle:

“Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yarar zarar değerlendirmesini göz önünde bulundurarak gebelere Covid-19 aşılarının yapılmasını öneriyor. Üreme çağındaki kadınlara aşı öncesinde gebelik testi yapmaya, gebeliği geciktirmeye veya aşı nedeniyle gebeliği sonlandırmaya gerek yoktur. Emziren kadınlarda aşının etkisinin diğer yetişkinlere benzer olduğu düşünülüyor. Aşının güvenliği konusunda emziren kadınlar ve anne sütü alan bebekler için yeterli bilgi yok. Buna karşın DSÖ emziren kadınlara Covid-19 aşısı yapılmasını öneriyor. Covid-19 enfeksiyonu çocuklarda ağır geçmiyor. Covid-19 aşılarının çocuklar üzerinde etki ve güvenliği üzerine yeterince çalışma ve bilgi olmadığından, Covid-19 aşılarının 16 yaş altı çocuklara yapılması önerilmiyor.

AŞI İÇİN GÜVEN DUYGUSU OLUŞTURULMALI

Aşı tereddütüyle mücadelede toplumda güven duygusunun oluşturulması anahtar noktadır. Yalnızca bilgi eksiklerinin giderilmesi ve yanlış inanışların düzeltilmesi değil sağlık otoritelerine ve sağlık çalışanlarına güven duyulması da oldukça önem taşıyor. Aşı uygulaması yapan sağlık çalışanları aşı tereddütü hakkında yeterli bilgi sahibi olmalı, kişilerin endişelerine yargılayıcı olmadan yaklaşmalı ve bilimsel verilere dayalı bir yaklaşım sergilemeli. Sağlık otoriterleri nesnel verileri şeffaf bir şekilde paylaşarak güven duygusunu desteklemeli. Ayrıca aşıya erişimin kesintisiz olarak sürdürülmesi sağlanmalı ve aşının herkes tarafından ulaşılabilir ve ücretsiz olması gerektiği unutulmamalı.

COVİD-19’A KARŞI AŞILAMA GEREKLİ, AMA YETERLİ DEĞİL

Covid-19’a karşı aşılama, yaşama hakkını sürdürmede gerekli ancak yeterli değildir. Yürütülmekte olan diğer halk sağlığı girişimlerinin (evde kalma, diğer insanlarla arada koruma mesafesi bırakma, el yıkama ve maske takma) güçlendirerek sürdürülmesi şarttır. Kimseyi yaşamsal gereksinimlerini karşılamak için hastalığa maruz kalma ve hastalığı yayma riski arasında seçim yapma durumunda bırakmadan en az 14 gün tam kapanma ve eşitsizlik mağdurları yaratmadan toplum bağışıklığı sağlayacak ve sürdürecek bir aşılama sağlanmalı.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir