Müslüm Gürses ne zaman öldü?

Müslüm Gürses ne zaman öldü?
Müslüm Gürses ne zaman öldü?

Müslüm Gürses, Türkiye’de her kesimden insanın sevgi ve saygısını kazanmış, Türk müziğine önemli eserler katmış sanatçılardan biriydi. Son yıllarda bazı pop ve rock tarzındaki parçaları da repertuvarına katarak Nilüfer’in “Olmadı Yar”, Teoman’ın “Paramparça”, Tarkan’ın “İkimizin Yerine”, Bülent Ortaçgil’in “Sensiz Olmaz”, Murathan Mungan’ın “Olmasa Mektubun”, Kenan Doğulu’nun “Tutamıyorum Zamanı” ve Şebnem Ferah’ın “Sigara” adlı çalışmalarını da seslendirmiştir. İşte Müslüm Gürses’in hayatı…

MÜSLÜM GÜRSES NE ZAMAN ÖLDÜ?

Müslüm Gürses, 15 Kasım 2012 Perşembe günü Memorial Hastanesi’nde geçirdiği by-pass ameliyatından sonra akciğer ve kalp yetmezliği nedeniyle yoğun bakıma kaldırıldı ve solunum cihazına bağlandı. Gürses, 3 Mart 2013’te, yaklaşık dört aydır tedavi görmekte olduğu İstanbul Memorial Hastanesinde öldü. 4 Mart 2013 günü Teşvikiye Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.

MÜSLÜM GÜRSES’İN HAYATI

Annesi Emine Hanım ile babası Mehmet Bey önceleri Tisa olarak bilinen ancak adı 1960’lı yıllarda Fıstıközü olarak değiştirilen Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesine bağlı bir köyde tanışmıştır. 1951 yılında evlendiklerinde henüz 17 yaşındaydılar, yaşamları yoksulluk içinde geçirmekteydiler. 7 Mayıs 1953’te Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesi’nin Fıstıközü köyünde kerpiç bir evde Emine Hanım ile Mehmet Bey’in ilk çocuğu olarak dünyaya gelmiştir.

Babası Mehmet Akbaş rençberlik yapmaktadır. Müslüm dünyaya gelince geçim sıkıntısı daha da dert olmaya başlamış ve çok geçmeden bu sıkıntılı dönemde Akbaş ailesinin Ahmet isminde bir çocuğu daha olmuştur. Bu köyde yaşamak onlar için çok zor olmaya başlayınca Emine Hanım akrabalarıyla konuşmuş ve daha iyi bir yaşam sürmeleri için taşınmaları gerektiğini söylemiştir. Eşyalarını toplayıp yola çıktıklarında Müslüm beş, Ahmet bir yaşındadır.

Büyük umutlarla Adana Hürriyet Mahallesi’ne varmışlardı. Burada umutları tarifi olmayan acılara dönüşecekti. Yoksulluk yine aynı yoksulluktu. Bu mahalleye alışmaları zor olmamıştır. Baba Mehmet Akbaş çoktan alışmış ve kısa zamanda lakabı Deli Mehmet olmuştur. Emine Hanım çalışmaya başlamış, Müslüm ise o yokken kardeşi Ahmet’e bakmak zorunda kalmıştır. Daha o yaşlarda iken Müslüm’ün davranışları olgun bir erkek gibiydi, hiç çocuk olamamıştır.

Okula başladığında bile yaşıtlarıyla hiç oynayamamış ve bir kenarda oturup oyun oynayanları seyretmiştir. Okuldan çıkınca da hemen eve koşup annesine yardım etmiştir. Bu dönemde bir kız kardeşi daha dünyaya gelmiş ve Müslüm’ün sorumluluğu daha da artmaya başlamıştır. Müslüm burada hayatı erken öğrenmek zorunda kalmış ve dirseğini okul sıralarında değil, kunduracıda terzi tezgahında çürütmüştür.

Gürses, şarkıcılığa 1962 yılında nota, usul üslup ve şan dersleri alarak başladı.[12] 1965 yılında küçük yaşta Adana’da bir çay bahçesinde şarkılar söyledi ve aynı zamanda halkevine de gitti. Terzi çıraklığı ve kunduracılık yaptı, o yıllarda bir gazinoda sahneye çıktı. Ayrıca ilkokuldan mezun olduktan sonra 14 yaşındayken, 1967 yılında Adana Aile Çay Bahçesi’nde düzenlenen yarışmaya katıldı ve birinci oldu. Sesiyle küçük yaşlarda dikkat çeken Gürses, kendisiyle yapılan bir röportajda o dönemle ilgili olarak şunları söylemiştir: “İlkokulu bitirdim. Gerisi yok. Adana’da damda yatarken uzun hava okudum. Arkadaşım Halkevine gidiyordu. Ben de gittim. Derken Çukurova Radyosu’nda sanatçı oldum.”

Soyadını da orada çalışırken “Gürses“ olarak değiştirirler.

1967 yılından itibaren TRT-Adana-Çukurova Radyosu’nda da her hafta Cumartesi günü canlı olarak türküler söyledi. 1968 yılından itibaren piyasaya ilk 45’likleri çıkarmaya başladı. İlk plağı 1968 tarihli Emmioğlu / Ovada Taşa Basma plağıdır ve Ömür Plak, Adana basımıdır. Ömür Plak ile toplam 4 adet 45’lik yaptı.

İstanbul’a gelen Gürses, Selahattin Sarıkaya’nın sahibi olduğu Sarıkaya Plak ile 2 adet 45’lik plak doldurdu: Giyin Kuşan Selvi Boylum / Hayatımı Sen Mahvettin ile Gitme Gel Gel / Haram Aşk.

Daha sonra 1969 yılında yine İstanbul’da Palandöken Plak firması ile ilk çıkış parçası olan Sevda Yüklü Kervanlar şarkısını içeren Sevda Yüklü Kervanlar (Gazelli) / Vurma Güzel Vurma isimli 45’lik plağı çıktı. Bu plak tam 300.000 adet satarak rekor kırmıştır.

Gürses, bu plaktan sonra askerliğini yaptı, tekrar İstanbul’a gelerek aynı firmada plaklarını çıkarmaya devam etti. Palandöken Plak firması ile tam 13, sonra Bestefon Plak firması ile tam 4, daha sonra Hülya Plak ile 15 ve nihayet Çınçın Plak ile 2 adet 45’lik plak doldurdu.

1998 yılında ise Gürses’in o dönemde 14 yıl boyunca albümlerini çıkardığı Elenor Plak firmasıyla Müslüm Gürses Klasikleri albümünü yaptıktan sonra yolları ayrılmıştır ve 1999 yılında Ulus Müzik’e transfer olmuştur. Müslüm Gürses’in 1999’dan 2001’e kadar çıkardığı Elenor Müzik etiketli Garipler, Arkadaşım, Zavallım, Müslüm’ce Türküler 2001 ve Sadece (Türk Sanat Müziği) albümlerindeki şarkılar Gürses’in 1999’dan önce seslendirdiği şarkılardır.

1 Şubat 2006’da Gönül Teknem / Sen Olmayınca adlı albümü Seyhan Müzik etiketiyle raflardaki yerini almıştır. Daha sonra Gürses’in yazar Murathan Mungan’la hazırlıkları 2 yıl süren ortak projesi “Aşk Tesadüfleri Sever” 18 Nisan 2006’da Pasaj Müzik etiketiyle müzik marketlerdeki yerini aldı. Mungan’ın sözlerini yazdığı, David Bowie’den Garbage’a, Leonard Cohen’den Jane Birkin’e birçok yabancı müzisyenin bestesini yaptığı şarkıları seslendirdi. Sonra 6 Şubat 2009’da yine Pasaj Müzik firmasından çarpıcı bir albüm olan “Sandık” albümü ile Müslüm Gürses sahnelere geri döndü.

2010 yılının Kasım ayında yeniden Pasaj Müzik ile “Yalan Dünya” isimli bir albüme imza attı.

SESİ YÜZDE YÜZ KUSURSUZ

1995 yılında Japonya’daki bir ses laboratuvarında Japon ses mühendisleri tarafından Müslüm Gürses’in sesi incelenmiş ve yapılan testler sonrasında Gürses’in sesini yüzde yüz kusursuz kullandığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Müslüm Gürses’in ses genişliği en az 3.5 oktavdır, bu ses genişliği operacılarda bulunmaktadır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*