Fosil Yakıtlar İnsan Sağlığını Oldukça Kötü Etkiliyor

Çevrede çok fazla bulunan ve ciddi sağlık sorunlarına yol açan fosil yakıtlar için ekstra bir önlem hala
daha alınmış değil. Ayrıca sadece insan sağlığına değil de direk doğaya da büyük zararlar veriyor. Son
yapılan araştırma sonuçlarında yer alan bilgilere göre dünyanın sıcaklığını 0.88 derece artıran fosil
yakıtların bir şekilde kontrol altına alınması gerekiyor.

İnsan kullanımına girmesi milattan önceye dayansa da sanayi devrimi sonrasında yaygınlaşan kullanımı, makineleşen dünyanın ana itici güçlerinden biri haline getirdi kömürü. Kömür ve buhar, makineleşen yeni bir çağın kapısını açıyordu.

Bu yeni çağ birçok açıdan adlandırılmıştı, sosyolojik olarak, üretim biçimleri ve ilişkileri açısından, teknolojik gelişmeler ve ilerlemeler açısından, iktisadi açıdan… Bu çağ aynı zamanda bugün etkilerini geri dönülemez bir noktaya doğru giderken daha da hissettiğimiz gelişmelerin nedeni olan bir çağ olarak da nitelenebilirdi: “Fosil yakıt çağı”. Bu gezegende yaşamış canlıların toprağa karışmış organik yapılarını milyonlarca yıl sonra yakıt olarak kullanmak gündelik hayatı değiştirdi. Ancak bunun bir bedeli vardı ve o bedel uzun zamandır ödenmeye başladı.

Son yüz otuz yılda dünyanın yaklaşık 0.85oC ısındığı tahmin ediliyor. Değişim son otuz yılda hızlanmış durumda. 1751 yılından bu yana atmosfere salınan karbondioksit miktarı 400 milyon tondan fazla ve bu miktardaki karbondioksit salınımının temel nedeni de fosil yakıtların yakılması. Fosil yakıt nedenli karbondioksit emisyonlarının yarısı da 1980’li yılların ikinci yarısından sonra salınmış durumda. Salınan karbon dioksit arttıkça iklim daha çok etkileniyor. Hava kirliliğinin başlıca nedeni fosil yakıtlar ve hava kirliliği yılda 4 milyondan fazla ölümün nedeni.

Tehdit büyük. Halk sağlığını tehdit edenler listesinde ilk sıralara yerleşmiş durumda iklim değişikliği. İşin ilginç yanı tehdidin boyutuna ve ciddiyetine rağmen karbondioksit salınımlarının artmaya devam etmesi. 2017 yılı verileri, karbondioksit emisyonlarının yüzde 1,4 oranında artarak tarihteki en yüksek seviyesine ulaştığını gösteriyor. Kapitalizm hız kesmek istemiyor.

Kömür talebinde de artış dikkati çekiyor, bunun en belirgin nedeni de kömür kaynaklı elektrik üretimindeki artış. Kömürle elektrik üreten termik santraller daha fazla kömür istiyor. Ülkemizde de kömürlü termik santraller, yerli kömürü kullanarak enerjide dışa bağımlılığı kırmanın çözümü olarak gösteriliyor. Ancak sadece yerli kömür değil çözüm. Kömür ve İklim Değişikliği-2016 rapordan aktaralım.

  • Türkiye iklim değişikliği ile ilgili yükümlülüklerini yerine getireceğine dair beyanlarına karşılık kömürlü termik santraller kurmaya devam etmeyi planlıyor. Bir yandan yerli kömürünün tamamını yakmayı tasarlarken diğer yandan da ithal kömüre pazar açıyor.
  • Türkiye’nin sera gazı salınımlarındaki artışın en başta gelen nedeni kömür ve doğalgaz.
  • Kömür tüketimindeki artışın ana nedeni kömürlü termik santraller. Rapor’a göre 59 termik santral aktif olarak çalışıyor. Resmi verilere göre 37 santral de çalışmaya başlamak için işlemlerin tamamlanmasını bekliyor.
  • Kömürlü termik santraller 1990 yılında atmosfere 22 milyon ton karbondioksit salarken, bu miktar 2014’de 76 milyon tona ulaşmış durumda.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*