Başarılı Bir PRP Tedavisi İÇin Önşart Gerçekl Bir PRP Kit Kullanılmasıdır

PRP Kit yani Platelet Bakımından Zengin Plazma Tedavisi son dönemlerde oldukça popüler bir tedavi olmuştur.Hastadan alınan kanın özel sistemler aracılığıyla ayrıştırılarak, platelet bakımından zengin bir plazma yani trombosit konsantresi elde edilerek, tedavisi hedeflenen bölgeye enjeksiyonu temeline dayanmaktadır.

Kanımızdaki plateletlerin vücudumuzdaki yaraların iyileşmesi, dokunun yenilenmesi, kollajen sentezindeki artış ve ilgili bölgedeki damarlanmada artış sağlama, yumuşak doku ve kemik dokuda rejenerasyonu indükleme gibi rol aldıkları temel görevler vardır.

Plateletler bu görevleri;
İçlerinde bulunan, yara iyileşmesini arttıran ve doku rejenerasyonunu hızlandıran çeşitli büyüme faktörleri sayesinde yapar. Bunlardan en bilinen ve üzerinde birçok bilimsel çalışma yapılan, etkileri klinik çalışmalar ile kanıtlanmış olan büyüme faktörleri;

PDGF, TGF-ß ve IGF’(İnsülin Benzeri Büyüme Faktörü) dür. PRP Tedavisi farklı isimler ile de anılmaktadır; PRP Tedavisine, GRP – Büyüme faktör bakımından zengin plazma tedavisi diyen kurumlar hatta GRP, PRP den farklı bir tedaviymiş gibi lanse eden kurumlar mevcuttur. Literatürde PRP Tedavisi olarak yer almaktadır, zaten tedavi plateletlerin içerdiği growth faktörler sayesinde sonuç vermektedir.

PRP tedavisi günümüzde ilk olarak fizik tedavi, ortopedi ve diş hekimliği branşlarında çeşitli hastalıkların tedavisinde tek başına veya çeşitli implantlar ve sentetik materyaller ile birlikte uygulanmıştır.

Son 5 yılda ise PRP Tedavisi

Kozmetik Dermatoloji alanında oldukça popüler bir tedaviolmuştur. Yaşlanma Karşıtı Tedavilerde, Saç Dökülmesi Tedavilerinde ve Saç Ekimi yaptıran hastalarda ekim başarısını arttırabilmek adına PRP tedavisine çokça başvurulmaktadır. Saç ekim hastalarında daha başarılı sonuçlar almak adına PRP’li saç ekim işlemleri yapılmaktadır. Ayrıca, ekim sonrası başarıyı arttırmak adına PRP Tedavisi önerilmektedir. (1 ay sonra; 1 er ay arayla 4-6 seans DPG PRP tedavisi önerilmektedir).

Antiaging Tedavilerde (Yaşlanma Karşıtı Tedavilerde)
PRP tek başına kullanıldığı gibi; dermapen-dermaroller gibi mikroiğneleme sistemleri, iğneli radyofrekans sistemleri ile birlikte de uygulanmaktadır. DPG PRP, rejeneratif tedavilerin yanı sıra , gözenek, akne, skar ve leke problemlerinde de oldukça fazla tercih edilen bir yöntemdir.

Özellikle mezoterapi ile kombineli uygulamaları son dönemde oldukça tercih edilmektedir. PRP tedavisinde, plateletleri aktive eden, büyüme faktörlerinin verimliliğini arttıran biyomolekülün KOLLAJEN olduğu bilinmektedir; mikro iğneleme sistemleri ve mezoterapi uygulaması ile artan kollajen sentezi sayesinde PRP Tedavisindeki başarı oranı artar.

(Genellikle PRP ve mezoterapi kombineli tedavi protokolleri; ayda 1 seans PRP + sonraki 3 hafta boyunca haftada 1 seans Mezoterapi olarak planlanmaktadır. Toplamda 2-4 seans PRP genellikle yeterli olmakta ve sonrasında hastaya koruma seansları önerilmektedir. Her PRP seansında mikroiğneleme sistemi ile tedavinin desteklenmesi kesinlikle verimliliği arttırmaktadır.

PRP tedavisine ilgi bu denli artarken;
ülkemizde PRP Sistemi üretimi yapacak ve bunları analiz edecek, geliştirecek bilgi ve birikim yeterliliği maalesef yoktur. Hala ilkel ayrıştırma sistemlerini kullanan, in vitro analiz tüpleri ile sözde PRP Tedavisi sunduğunu düşünen, plazma ayrıştıran cam ve plastik ürünlerin PRP sistemi olduğunu düşünen oldukça fazla kişi ve kurum bulunmaktadır.

PRP sistemlerinde elde edilen trombosit konsantresi, basit in vitro analiz tüplerindeki trombosit sayımı ile aynı yöntemle yapılabilir gibi bir algı vardır ve PRP Sistemleri bu şekilde trombosit sayımına tabi tutulmaya çalışılmaktadır. Halbuki Class IIb (Sınıf IIb) Trombosit Konsantre Sistem Sertifikasına sahip PRP Kitleri, kandaki trombosit yoğunluğunu minimum 4 katına çıkardıkları klinik çalışmalarca kanıtlandığı için bu sınıflandırmaya tabi tutulmuşlardır;

Bu sistemler güvenli, steril, toksik olmayan saf bir trombosit konsantresi sunar. Ülkemizdeki çeşitli bilgi, birikim eksiklikleri ve maddi kaygılar nedeniyle maalesef PRP Tedavisi aldığını düşünen ancak dair maddi manevi zarar gören insan sayısı oldukça fazladır.

Günümüzde tüm dünyada artık en çok tercih edilen PRP Sistemleri; özel inert ayrıştırıcı jeli ve özel tüpleri sayesinde % 90’nın üzerinde trombosit verimliliği sunan sistemlerdir. Bu sistemler protein yapısından dolayı oldukça hassas olan plateletleri denature etmeyecek özellikte tasarlanmıştır; kısa sürede tek santrifüjleme işlemi ile PRP eldesine imkan sunar.

Bu sistemlerin çoğu Avrupa menşeilidir ve Class IIb Tıbbi Cihaz Sınıflandırılmasında Trombosit Konsantre Sistemi olarak sunulmaktadır. Bu sistemler basit cam tüp değildir, iç yüzeyleri özelleştirilmiştir ve içerdikleri ayrıştırıcı jeller biyouyumludur, toksik değildir, herhangi bir kimyasal içermez, ayrıştırma sonrasında eritrositleri ve sitratı ayrıştırıcı jelin altına hapseder.

Herhangi bir kontaminasyona maruz kalmayan saf trombosit konsantresi eldesine imkan sunar. 5- 10 dakika içerisinde standart kanın 4-4,5 katı kadar trombosit yoğunluğuna sahip otolog plazma (PRP) eldesine imkan sunar. Güvenli ve etkilidir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*